25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü!

25 Kasım deyince aklınıza ne geliyor? Belki de sıradan bir gün olarak görüyorsunuz. Ancak tarihe baktığımızda 25 Kasım 1960 oldukça özel bir gün.  Dünyanın ta diğer ucunda, Dominik’te, tam da bu tarihte 3 kadın öldürüldü. Mirabel kardeşler…

Patria, Minerva ve Maria

Dövülmüş, tecavüze uğramış ve uçurumdan aşağıya atılmışlardı. Ama bu cinayetler normal bir cinayet değildi, gerçi hangi cinayet normaldir ki?

Bu cinayetler topluma verilmek istenen bir mesajdı aslında. Bu kadınlar, bir diktatöre yani Rafael Trujillo’ya kafa tutmuşlardı. İktidarı boyunca 50 bin kişiyi katleden bu diktatör Amerika destekliydi ve 31 yıllık iktidarı boyunca yazdığı kanlı sayfalardan biri de Mirabel Kardeşlerin cinayetleriydi. Eşleriyle birlikte Trujillo iktidarına karşı gizli bir örgüt kurmuşlardı: Clandestina. Diktaya karşı demokrasi ve insan hakları mücadelesi veren bu örgütteki insanlar defalarca tutuklandı. Trujillo, birazdan bahsedeceğimiz kanlı olaydan 25 gün kadar önce, “Bu ülkenin en büyük iki sorunu: 1 – kiliseler, 2- Mirabel kardeşler.”  demişti. 25 gün sonra da Mirabel Kardeşler ölü bulundu.

Tabii ki bu cinayetler kayıtlara trafik kazası olarak geçti. Nasıl bir trafik kazasıydıysa içinde darp da vardı tecavüz de. İçlerinden birinin kod adı “kelebek” olduğu için “Kelebekler” olarak anılan bu kadınlar adına 1999 yılında Birleşmiş Milletler 25 Kasım’ı Kadına yönelik şiddetle mücadele günü ilan etti…

Mirabel kardeşler er ya da geç, kadınlar olarak erkeklere ve devlete karşı verdikleri o mücadelenin sonucunu almış ve adlarını tarihe yazdırmışlardı. Trujillo ise ezmeye çalıştığı halkın muhalif kesimi tarafından tozlu raflara kaldırıldı.

Minerva, “Bunca acı ile dolu ülkemiz için yapılacak her şeyi yapmak mutluluk kaynağı. Kollarını kavuşturup oturmak ise üzücü.” demişti. Maria ise “Belki de bize en yakın şey ölüm. Fakat bu beni korkutmuyor. Haklı olan her şey için savaşmaya devam edeceğiz.” demişti. Patria ise verdikleri bu mücadele için, “Çocuklarımızın bu yoz ve zalim sistemde yetişmesine izin vermeyeceğiz. Bu sisteme karşı savaşmak zorundayız. Ben kendi adıma her şeyimi vermeye hazırım, gerekirse hayatımı da..” sözlerini kullanmıştı.

Her yıl binlerce kadın eşit hak istedikleri için, kendi hayatlarına dair kararlar almak istedikleri için, boşanmak ya da okumak istedikleri için, çalışmak istediği ya da kız çocuğu olduğu için ve daha birçok bahane ile öldürülüyor. Erkek şiddetine maruz bırakılan tüm kadınları saygı ve özlemle anıyoruz…

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.